Bir İşletmenin Kökleri: Tuğba, Yıllarca Sürdürdüğü Dikim Faaliyetini Nasıl Resmi Bir Zeytinyağı Şirketine Dönüştürdü?
Bir İşletmenin Kökleri: Tuğba, Yıllarca Sürdürdüğü Dikim Faaliyetini Nasıl Resmi Bir Zeytinyağı Şirketine Dönüştürdü?
25 Eylül 2026 | Navar Maarri
Tuğba Bozgeyik, 2015 yılında Gaziantep yakınlarında eşinin köyündeki kullanılmayan aile arazisini ilk gördüğünde, o verimli kırmızı toprakta neler yetiştirebileceğini hayal etmeye başladı.
Bugün o topraklarda zeytin ağaçları yükseliyor ve Tuğba’nın bir gün Türkiye sınırlarının ötesindeki müşterilere ulaştırmayı hayal ettiği zeytinyağları üretiliyor. Tuğba’nın işletmesi, RE-SEED Projesi kapsamında RUHSAT desteğinden faydalanan kadın işletmelerinden biri.RUHSAT, Türkiye’nin depremden etkilenen bölgelerinde faaliyet gösteren kayıt dışı işletmelerin resmi kayıt süreçlerini tamamlamalarına ve büyüme yolunda bir sonraki adımı atmalarına destek oluyor.
Evlendikten kısa bir süre sonra Tuğba ve eşi, boş duran bu araziyi üretime kazandırmaya karar verdi. İlk olarak 400 zeytin ve 350 Antep fıstığı ağacı diktiler. Dikimden sulamaya, ağaçların bakımına kadar işlerin büyük bölümünü kendileri üstlendiler. Kısıtlı bütçeleriyle ellerindeki imkânları en iyi şekilde değerlendirdiler ve yıllar içinde araziye yeni ağaçlar eklemeye devam ettiler.
Bu süreç hiç de kolay değildi. Tuğba, yıllar boyunca ağaçlarla ilgilenmeye ve çiftlikte çalışmaya devam etti. Bugün iki çocuk annesi olan Tuğba’nın birkaç yüz fidanla başlayan çiftliğinde yaklaşık 2.500 zeytin ve Antep fıstığı ağacı bulunuyor.
Antep fıstığı ağaçlarının ürün verecek olgunluğa ulaşması için biraz daha zamana ihtiyaç olsa da zeytin ağaçları meyve vermeye başladı. Tuğba ve ailesi yaklaşık beş yıldır kendi zeytinyağlarını üretiyor ve tenekeler halinde arkadaşlarına, akrabalarına ve çevrelerindeki müşterilere satıyor.
Zeytinleri tamamen olgunlaşıp daha fazla yağ vermelerini beklemek yerine henüz yeşilken hasat ediyorlar. Bu yöntemle daha az miktarda yağ elde etseler de Tuğba için kaliteden ödün vermemek daha önemli. Ürettikleri zeytinyağının asitlik oranının 0,2’yi geçmediğini belirtiyor. Çiftlikte yaptıkları her işte doğayla kurdukları bu bağı korumaya ve doğanın sunduğu imkânlardan yararlanmaya özen gösteriyorlar. Kimyasal gübre yerine hayvan gübresi kullanıyor, su israfını önlemek için damla sulama yöntemini tercih ediyorlar.
Ancak üretim giderek artarken işletme kayıt dışı kalmaya devam etti. Resmî olarak kayıtlı bir işletmesi olmadığı için Tuğba satışlarını büyük ölçüde kendi çevresiyle sınırlı tutmak zorundaydı. Ulaşabildiği müşteri kitlesi küçüktü ve bazı dönemlerde elde ettiği gelir ancak masraflarını karşılamaya yetiyordu. Çiftliğin devam eden giderleri ve kısıtlı bütçesi düşünüldüğünde, işletmenin resmî kayıt sürecinin getireceği ek maliyetleri karşılamak da kolay değildi.
2023 depremleri bu zorlu süreci daha da ağırlaştırdı. Tuğba ve ailesi Gaziantep’te depremden etkilendi; çevrelerindeki evler yıkıldı ve onlar da bir aydan uzun süre evlerinden uzak kalmak zorunda kaldı.
Tuğba, RE-SEED Projesi aracılığıyla Building Markets ile tanıştı ve işletmesini resmileştirmek için RUHSAT desteğinden faydalandı. Destek kapsamında, daha önce kendi imkânlarıyla karşılamakta zorlandığı resmî kayıt sürecinin çeşitli adımları ve maliyetleri karşılandı. Bunlar arasında oda kaydı, elektronik imza kurulumu, yangın güvenliği gereklilikleri, muhasebe desteği ve ilk üç aylık Bağ-Kur ödemeleri yer aldı.
“Sonunda, yıllarca bekledikten sonra, RE-SEED’in desteğiyle Nisan 2026’da işletmemi ‘Bozgeyik Zeytinliği Gıda Tarım Hayvancılık Sanayi Ticaret Limited Şirketi’ adıyla resmî olarak kaydettirdim,” diyor Tuğba.
Resmî kayıt, Tuğba için neredeyse hemen yeni kapılar açmaya başladı. Daha önce fatura kesemediği için zeytinyağını internette tanıtmak ve satışını yapmak konusunda çekingen davranıyordu. Artık kendi işletmesinin adıyla satış yapabiliyor, ödemelerini işletme hesabı üzerinden alabiliyor ve her sipariş için müşterilerine fatura gönderebiliyor.
Tuğba artık yalnızca arkadaşlarına ve akrabalarına ulaşmakla da sınırlı değil. İşletmesini Instagram üzerinden aktif olarak tanıtıyor; Trendyol ve Hepsiburada üzerinden çevrimiçi satış yapıyor. Sosyal medya hesabında çiftlikten videolar, zeytinyağıyla hazırlanan tarifler ve ağaçların yıllar içindeki gelişimini gösteren fotoğraflar paylaşarak müşterilerini ürünün arkasındaki hikâyeyle buluşturuyor.
Şimdiki hedefi ise zeytinyağını Türkiye sınırlarının ötesine taşımak. Tuğba gelecekte ihracat yapmak istiyor ve uluslararası pazarlara ulaşmak için atması gereken adımlar hakkında daha fazla bilgi edinmeyi hedefliyor.
Tuğba’nın hikâyesi, RE-SEED’in ardındaki pek çok hikâyeden biri: yerel kaynaklardan, yılların emeğinden ve kararlılıkla sürdürülen bir çalışmadan büyüyen fikirlerin hikâyesi. Doğru destekle bu emek, başladığı yerin çok ötesine ulaşan yeni fırsatlara dönüşebilir.
Türkiye'nin Depremden Etkilenen Bölgelerinde Sürdürülebilir İstihdam ve Sosyoekonomik Kalkınma (RE-SEED) Projesi, Avrupa Birliği ve Alman Federal Ekonomik İş Birliği ve Kalkınma Bakanlığı tarafından ortaklaşa finanse edilmekte olup, Alman Uluslararası İş Birliği Kurumu (GİZ) tarafından Türkiye Belediyeler Birliği ve Building Markets ortaklığında yürütülmektedir.